<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
  <channel>
<title>Karaman Haber - Karaman Ajans Haber</title>
<link>https://www.karamanajans.com</link>
<description>Karaman Ajans Karaman Haber Karamandan haberleri Karaman Son Dakika Karaman Asayiş Haberleri Karamandan Haberler Karaman Gündemi  Karaman Güncel</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://www.karamanajans.com</copyright>
<image>
<title>https://www.karamanajans.com</title>
<url>https://www.karamanajans.com/images/genel/logo.png
</url>
<link>https://www.karamanajans.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>EĞİTİM ve AİLE</title>
<content:encoded><![CDATA[Çocuklara eğitimin öncelikle evde aile de başladığı ve özellikle ‘Anne’ nin eğitim konusunda çocukların üzerindeki rolünün büyük olduğu tartışılmaz bir gerçektir.Baba’nın rolü’de elbette yadsınamaz.<br />
<br />
Şu anda toplum olarak 7’den 70’e akıllı!telefon ve tabletlerin esiri olmuş durumdayız,bu cihazların çocuklar üzerindeki etkisi çok daha büyüktür. Bebelere, küçük çocuklara önceden emzik verilirdi şimdilerde akıllı telefonlar verilmekte, bir nevi susturucu görevi görmekte telefonlar.<br />
<br />
Sonra çocuklar ilköğretim çağına geldiğinde en iyi okul, en iyi öğretmen veyahut maddi imkan var ise özel okullar,kolejlere gönderiliyor, okuldan, öğretmenden ve eğitim sisteminden çocuklar üzerinde mucizeler ortaya çıkarılması bekleniyor.Mucize, ilahi bir olaydır.Öğretmenden mucize beklemeyin,siz öncelikle o tertemiz boş olan tarlaya evvelinde nasıl bir tohum attığınıza,nasıl bakım yaptığınıza bakınız! Toplumumuzda ki ebeveynler okul öncesi dönem de çocukların fabrika ayarlarını oynuyor,bozuyor sonrasında öğretmen ve eğitim sisteminden ıslah etmesini bekliyorlar.Ahlak,Adab-ı  Muaşeret,temizlik,sevgi,saygı,dini ve milli değerler öncelikle aile de verilmesi gereken öğreti ve kurallardır.<br />
<br />
Çocukların her istediğini alan,her isteğini yerine getirip çocuklarını arsızlaştırıp,şımartan ebeveynler ellerinizle kendine ve topluma zararlı bir evlat yetiştirdiğinizi daha doğrusu canavar gibi bir nesil yetiştirdiğinizi unutmayınız. Böyle yetiştirilen çocuklar hiçbir zaman mutlu olmayacaklardır. Çocuklarınızın egoları yerine, aklını,vicdanını,ruhunu besleyin. Geçmişte hepimizi okula yazdırırken babalarımızın öğretmene söylediği sözü hepiniz hatırladınız ‘ Eti sizin, kemiği benim hocam’. Şimdi ise öğretmen sınıfta çocuğa en ufak söz söylediği vakit veli okulu basıyor,öğretmene fiziksel veya sözlü şiddet, Milli Eğitime şikayetler.Sonrasında öğretmen artık korku ve tereddüt içerisinde, öğretmenlerden geleceğin teminatını yetiştirmesini bekliyoruz.<br />
<br />
Düzgün ve ahlaki değerler temelinde yetiştirilmeyen doyumsuz, arsız,şımarık,edepten uzak her çocuk topluma atılan bir kimyasal bomba gibidir. Gün gelir düzgün yetiştirilen nesillerin de yanmasına sebep olur, temel değerler ve ahlak  eğitimi almayan çocuklar. En büyük görev ailelere düşmektedir. Çocuklarımıza insanlığı, sevgiyi, saygıyı, özgüveni yükleyelim. Özgüven yükleyeceğiz kaygısı ile de marka budalası yapmayalım. Toplumca kabul görmüş değerleri almayan, daha doğrusu verilmeyen çocukların uyuşturucu ve türevleri kullanan kişilerden farkı var mıdır? Çocuklarımıza uyuşturucu vermeyelim,geleceğimizi karartmayalım. Unutmayalım eğitim aile’de,öğretim okuldadır.<br />
<br />
Aristotales diyor ki;<strong> ‘Eğitimin kökleri acı ancak meyveleri tatlıdır.’</strong>]]></content:encoded>
<author>Emre Altay</author>
<link>https://www.karamanajans.com/yazarlar/emre-altay/egitim-ve-aile/6/</link>
<pubDate>Mon, 07 Sep 2020 16:06:49 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>COĞRAFYA KADER Mİ?</title>
<content:encoded><![CDATA[Yaşadığımız toprakların geçmiş tarihine bakınca hiçbir zaman sıkıntılar eksik olmamış, bundan sonra da olmayacak gibi.Bin yılı geçen bir süredir bu topraklardayız.Yakın coğrafyamızdaki Ortadoğu toprakları hep acı,elem,keder,gözyaşı hakim. Bu konu ile ilgili aşağıda Sosyolog Mümin Sekman’ın bir yazısından alıntı yapmak istiyorum.<br />
<br />
<strong>Sosyolog Mümin Sekman diyor ki;</strong><br />
<br />
’’’’’Coğrafya, Ortadoğulu bir üslupla yönetiliyor ve görünen o ki yakında biz de tamamen Ortadoğu’ya dönüşeceğiz. Ortadoğululuk nedir bilir misiniz?<br />
* Ölümü yüceltip güzel yaşamayı aşağılamak Ortadoğululuktur.<br />
* Dini yüceltip bilime kayıtsız kalmak… İmanı yüceltip aklı aşağılamak…<br />
* İmamları yüceltip, filozofları aşağılamak…<br />
* Lideri yüceltip, iyi sistem kurmayı aşağılamak…<br />
* Duyguları yüceltip mantığı küçümsemek...<br />
* Müteahhidi yüceltip, mühendisi aşağılamak…<br />
* Üniversiteleriyle değil, camileriyle gurur duymak…<br />
* Alnı secde görüyor diye, zorba ve hırsız politikacılara oy vermek…<br />
* Ev kadınlığını yüceltip, kariyer yapan kadını aşağılamak...<br />
* Kendi çocuklarını Amerika’da okutup, halk çocuklarını imam hatiplere zorlamak…<br />
* Sözü yüksek olanı değil, sesi yüksek olanı iyi lider sanmak…<br />
* Kurumsal çözümler üretmek yerine, karizmatik lidere tapmak…<br />
* Hatasından öğrenmek yerine, onunla duygusal bağ kurup hayatını bataklığa çevirmek…<br />
* Standart sahibi olmak yerine, düştükçe “beterin beteri var” diye kendini avutmak…<br />
* Başına gelene katkısını görmek yerine, hep dış güçleri suçlamak…<br />
* Kendi hayatında hiçbir başarısı yokken, sürekli atalarıyla övünmek…<br />
* Sıkılmış bir yumruğun, açık bir elden daha güçlü olduğuna inanmak Ortadoğululuktur.<br />
Yukarıdaki maddelerin birçoğunun dinle ilgili olduğunu görüyorsunuz, neden? Çünkü ortalama bir Ortadoğulunun beyninin yüzde 75'i dinle kaplıdır.<br />
<br />
İroniktir Ortadoğulular ülkelerinin sıkıcılığından kaçıp, nefes almak için turist olarak Türkiye'ye geliyor. Türkiye'nin yöneticileri ise gittikçe ülkemizi Ortadoğululaştırıyor.’’<br />
<br />
Bu hayatta, bazıları akılla öğreniyor, bazıları acıyla. Maalesef bu coğrafya, acıyla öğrenenlerin coğrafyası. "Coğrafya kaderdir" der, İbni Haldun.<br />
<br />
Hulasa tüm peygamberlerin bu coğrafyadan çıkmış olmasına rağmen “peygamberlerin mirasından en az yararlanan” toplum ortadoğu toplumudur. <br />
<br />
Dünyanın bugün en perişan durumu bu coğrafyadır. En sıcak kavgalar buradadır. Dinmeyen acı, süresiz sefalet, bitmeyen rezalet buradadır. Din kardeşiyiz deyip birbirini sömürenler buradadır. Din adına adım başı cinayetler buradadır. Hasılı kelam ortadoğunun peygamberlere ne kadar muhtaç olduğu bu gün de ortadadır. Ancak Ortadoğu'da “emperyalizmin işbirlikçi posta memurluğuna soyunanlara” nasıl anlatılır bilemem.<br />
<br />
Dini değerler ve ritüeller her zaman kullanılmıştır, kullanılmaya da devam edecektir.İşte neden Ortadoğu’da bunun daha yaygın olduğunun göstergesi, sorgulamamak ve araştırmamaktır.İçinde bulunduğumuz bu ortamda,eğer ki, kefere dediğin kişiler,imansız dediğin kimseler size  ‘Kul hakkı haram,kamu malı haram,yalan haram’ diye telkinde bulunuyorsa daha sorgulamanız gereken, araştırmanız gereken ve yüzleşmeniz gereken çok hususlar olduğu aşikardır. Bu topraklardan da kan ve gözyaşı eksik olmayacak gibi gözüküyor.<br />
<br />
Geleceğiniz yüzde 90 oranında, başınıza ne geldiği ile değil, başınıza gelen şeye karşı nasıl tutum aldığınız ile belirlenir…” (Roger Dawson)<br />
<br />
<em><strong>07.07.2020 - Emre Altay</strong></em>]]></content:encoded>
<author>Emre Altay</author>
<link>https://www.karamanajans.com/yazarlar/emre-altay/cografya-kader-mi/5/</link>
<pubDate>Tue, 07 Jul 2020 11:06:32 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Karaman'daki tecavüzcü siyasetçi kim</title>
<content:encoded><![CDATA[Yazıya nasıl başlasam diye çok uzun süre düşündüm. Aylardır sürekli beynimi kurdalayan aslında kamuoyunda, dedikodu gazetelerinde sürekli konuşulan ama yazılmayan bir konu var. Konu öyle bir konu ki herkes birşeyler konuşuyor ama kimse bir şey yapmıyor.<br />
<br />
Karaman'da 31 Mart yerel seçimlerinin ardından kentte taşlar yerinden oynadı. Seçim öncesi AK Parti Karaman İl Teşkilatı seçim kuruluna 31 kişilik belediye meclis üyesi adayı listesini teslim etti. AK Parti tarafından teslim edilen listede sürpiz bir değişikliğe gidilerek listeye Emir Musa Beydili eklendi. Buraları hızlı geçmek gerekirse Emir Musa Beydili AK Parti'den önce belediye meclisi üyesi seçildi ardından AK Parti'den ihraç edildi. Nihayetinde ise Yüksek Seçim Kurulu tarafından mazbatası iptal edilerek meclis üyeliği düşürüldü. <br />
<br />
Yaşanan tüm bu gelişmelerin ardından Emir Musa Beydili, Recep Tayyip Erdoğan tarafından AK Parti Karaman İl Başkanlığına atanan Abidin Çağlayan'ı defalarca kez sosyal medya üzerinden sinkaflı kelimelerle tehdit ederek yaptıklarının yanına kalmayacağını paylaştı.<br />
<br />
Sadece Emir Musa Beydili değil bir çok kişi bu tarz paylaşımları yaparak çok farklı iddiaları gündeme taşıdı. Burada düşünülmesi gereken bir konu daha ortaya çıkyor. Bu güne kadar bırakın bir siyasi parti il başkanını, ilin valisini, emniyet müdürünü, bir oda başkanı bile sosyal medyadan böyle eleştirilmez, ithamlarda bulunulmazdı.<br />
<br />
Herkesin duyduğu ama duymazdan geldiği, kulak tıkadığı konular sadece dedikodu merkezlerinde işlendi, bildiğimiz kadarı ile hiç bir yasal işlemde başlatılmadı.<br />
<br />
<strong>KİM BU TECAVÜZCÜ SAPIK SİYASETÇİ</strong><br />
<br />
Şimdi kamuoyunda infial yaratan konuya dönecek olursak, Beydili her seferinde Karaman Belediye Meclisin AK Partili üyelerinden birinin 13 yaşındaki bir akrabasının kızına ahırda tecavüz ederken yakalandığını ama konunun üzerinin kapatıldığını yazdı durdu. Eğer böyle bir olay yaşanmış ve gerçekten üzeri kapatılmışsa durum çok vahim. Ondan daha vahim olan bir konu ise Karaman'da AK Partinin 17 belediye meclis üyesinin olması. 17 meclis üyesininde buna sessiz kalarak kim kardeşim bu tecavüzcü, sen herkese bu yakıştırmayı yapamazsın, varsa bir delilin çık açıkla dememesi. Tüm Ak Partili üyelere tecavüzcü yakıştırması yapılması. <br />
<br />
Eğer böyle bir olay var ise 1 kişi yüzünden 16 siyasetçinin yıpratılması kesinlikle doğru değil. Yaşanan bu olayların ardından şuan gündemde olan sosyal medya yasasının bir an önce çıkması gerekliliği bir kez daha ortaya çıkyor. <br />
<br />
Bakalım önümüzdeki süreçte bizleri neler bekliyor. Yapanın yaptığı yanına kar mı kalıyor, yoksa herkes yaptıklarının bedelinimi ödüyor.<br />
<img alt="" src="https://www.karamanajans.com/images/files/images/2.jpg" style="width: 600px; height: 752px;" /><br />
<img alt="" src="https://www.karamanajans.com/images/files/images/1%281%29.jpg" style="width: 600px; height: 495px;" /><br />
<img alt="" src="https://www.karamanajans.com/images/files/images/4.jpg" style="width: 600px; height: 1120px;" /><br />
 ]]></content:encoded>
<author>Muammer Şen</author>
<link>https://www.karamanajans.com/yazarlar/muammer-sen/karaman-daki-tecavuzcu-siyasetci-kim/4/</link>
<pubDate>Thu, 02 Jul 2020 14:42:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Anadolu irfanı</title>
<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size:18px;"><strong>Küresel olarak gözle görülemeyen bir salgın hastalık dünyayı sardı.İnsanın,teknolojinin çaresiz kaldığı zamanı yaşıyoruz.Bu çaresizlik,bir yandan insanları tedbir almaya (temizlik,karantina vs.) bir yandan da manevi değerler bakımından bütün toplumlarda yalvarışa,dua’ya dönüşmektedir.</strong></span><br />
<br />
Medeniyetin beşiği diye tasvir edilen batı dünyasını bu salgın hastalıkta bir kez daha insani açıdan zayıflıklarını görmüş olduk.İnsanları nasıl ölüme terk ettiklerini?Yaşlıları hastanelere kabul etmediklerini, yaşlıların yalnız insanların evlerinde öldüklerinin,cesetlerinin kokma derecesine geldiğini izliyoruz.Teksas eski valisi şöyle diyordu:Açıkça yaşlıların, gençlerin gelecekteki refahı için ölmelerinin gerektiğini, bunun doğal olduğunu anlatıyordu. Anlaşılan o ki batı kapitalizmi yaşlı nüfusu gözden çıkarmıştır.<br />
<br />
Kitabi (inançlar ve değerler) olan ile fiiliyattaki yaşantı arasındaki makas açıklığı bizim kendimiz olamamızın önüne geçmiştir.Maalesef üzülerek ifade etmek gerekirse bu salgın hastalık sebebi ile ülkemizde fırsatçılar, kaosu fırsata çevirenler çıkmıştır. Bütün bunlara rağmen insanımız yaşadığımız deprem, salgın hastalık vs. gibi zor zamanlarda birlik ve beraberlik duygusu ile zorda olanın yanında olmak için yaraya merhem olmak için çaba sarf etmektedir.<br />
<br />
Bizi üstün kılan, eğer varsa bir değer, ait olduğumuz millet ya da sahip olduğumuz tarihten öte,bu tarihi yazan ve bu büyük insanların çıkabildiği kültürel ve sosyal atmosfere sahip olabilmektir. Anadolu insanının sıcaklığı, dürüstlüğü, yardımseverliği, cefaya katlanması ama buna karşılık vefası, dayanışma ruhu ve teşkilatçılığıdır farkı yaratan. Bu ülkenin en büyük zenginliği ne petroldür, ne altındır ne sahip olduğu bunca doğal güzellikler, bu ülkenin gerçek zenginliği tertemiz Anadolu insanıdır. Türkiye’de yaşayanlar bunu kanıksıyorlar ve farkına varmıyorlar ama bu zenginliğin yarattığı fark dışarıdan bakıldığında daha iyi anlaşılıyor.<br />
<br />
Her ne kadar ananelerimiz zayıflamış olsa da yine Anadolu insanı bir başkadır.Ulusal ve sosyal medyadan görmekteyiz, dışarı çıkamayıp ihtiyacı olan var ise yardım etmeye hazırım,telefon ile arayabilirler diye mesajlar paylaşılmakta,İşte bu haslet Anadolu irfanıdır. Anadolu irfanı, toprağı vatan yapma, boyları, soyları, bireyleri, kabileleri, etnik unsurları millet kılma aşamasında birleştiren, bütünleştiren, müşterek hisleri kuvvetlendiren Anadolu'yu,Türkleri batıdan, öteki unsurlardan ayıran özelliktir.<br />
<br />
Her türlü farklı görüşlerimize rağmen iktidarından muhalefetine, STK ve toplumun tüm katmanları ile hepimiz aynı geminin içindeyiz.Bu gemiyi karaya ulaştıracak olan yine geminin içinde bulunanlardır.Bu zor süreçten geçerken, farklılıklarımızı ve görüşlerimizi bir kenara bırakarak,aynı ortak payda da birlik olma ruhunu yakalamamız lazım.<br />
İlahi emirde bunu emretmiyor mu?<br />
<em><strong>‘Birlikte rahmet,ayrılıkta azap vardır’.</strong></em><br />
 ]]></content:encoded>
<author>Emre Altay</author>
<link>https://www.karamanajans.com/yazarlar/emre-altay/anadolu-irfani/3/</link>
<pubDate>Wed, 01 Apr 2020 11:52:52 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Virüs Mü? Corona Mı? Yaşam Mı?  Sen Aynaya Bak!</title>
<content:encoded><![CDATA[Çırpınıp duruyoruz aynı yerde. Tekrarlamaktan kendimizi alamadığımız sorun veya sorunların bağımlısı ve tutsağı olarak. Tekrarlanan sorun daha önce olmuş ve yaşanmış bir olaydır. Tekrar eden bir sorun daha önce yaşanan bir olayla muhakkak bağlantılıdır. Özellikle bastırılmış duygular, yaşantılar. Bastırılmış olan duygular geri döner muhakkak. Olumsuz düşünceler muhakkak ki olumsuzluk getirir.<br />
<br />
Hayatta olumlu olan şeyleri aramazsanız, olumlu durumlarla karşılaştığınızda siz onun sadece olumsuz yönlerini görürsünüz. Hayatta ve yaşamda zorluklarla mücadele etmenin ilk yolu niyet edip başlayabilmektir.<br />
Yaşam mücadelesini ve yaşama sevincini yüreğinizden,ruhunuzdan ve özellikle yüzünüzden eksik etmeyiniz.<br />
<br />
İnsanlara karşı nazik ve sevecen ol, ne olursa olsun asla bir başka insanı kırmak için konuşma, bilinçli olarak üzmeye çalışma ve kendi acını hafifletmek için bir başkasını yaralama. Hayatta en büyük dostun sen olabileceğin gibi hayattaki en büyük düşmanın yine sen olabilirsin. Her şeyi kendinde aramalısın. Seçimini yap ve kendin için dostun mu yoksa düşmanın mı olacağına karar ver. Yaşamdaki tüm acıları atlatabilirsin, her şeye rağmen mutlu olmayı başarabilirsin, istersen kötü alışkanlık ve davranışları bırakabilir ve her zaman yeniden başlayabilirsin. Eğer sen kendinin dostu olabilirsen…<br />
<br />
Küresel olarak zor ve sıkıntılı süreçlerden geçerken, Covid-19 virüsü ile mücadele ederken yetkililerin ve uzmanların uyarılarını dikkate alalım. Biz hayata ve yaşama ne verirsek karşılığını alırız. Aşağıda size bir hikaye aktarayım.<br />
<br />
Bir zamanlar bir baba ile oğul dağlık bir bölgede yürüyüşe çıkmışlardı. Bir ara nasıl olduysa çocuğun ayağı kaydı ve incindi çocuk acıyla bağırdı :Aaahhh!!!..<br />
Karşı dağlarda yankı yapan sesi geri döndü:Aaahhh!!!..<br />
Daha önce böyle bir durumla karşılaşmamış çocuk bu kez : “Sen kimsin ?” diye sordu.<br />
Cevap gelmekte gecikmedi: “Sen kimsin ?”<br />
Sinirlenen çocuk : “ Sen bir korkaksın!” diye bağırdı<br />
Dağdan “Sen bir korkaksın!” yanıtını aldı.<br />
Bu olanlara bir anlam veremeyen çocuk neler olduğunu sordu. Onun gülümsediğini gördü. Babası, ”şimdi dikkatlice beni izle oğlum” dedi ve yüksek sesle bağırdı: “Hayatı çok seviyorum!”
<div style="text-align: center;">Karşı dağlardan aynı ses geldi: <br />
“Hayatı çok seviyorum!”<br />
Baba : “sana hayranım!”<br />
Yankı:  “sana hayranım!”<br />
Baba : “sen harikasın!”<br />
Yankı:  “sen harikasın!”<br />
 </div>
Çocuğun şaşkınlığının daha da arttığını gören  baba, ona durumu şöyle açıkladı:” Bu , yankı adı  verilen bir tabiat olayıdır. Ama hayatı da çok iyi  anlatır. Yani yaşamdan ne istiyorsan önce onu sen vermelisin. Verdiklerin aldıkların olacaktır. Tatlı  sözler tatlı yankılar oluşturur sevilmek istiyorsan  önce sen sevmelisin.  Saygı istiyorsan önce sen  saygı duymalısın .  Anlayış bekliyorsan bunu önce  sen göstermelisin.

<div style="text-align: center;">YAŞAMDA NEYLE KARŞILAŞMAK İSTİYORSAN,<br />
YANKISINI OLUŞTURABİLMEK İÇİN BUNU ÖNCE SEN YAPMALISIN!</div>
]]></content:encoded>
<author>Emre Altay</author>
<link>https://www.karamanajans.com/yazarlar/emre-altay/virus-mu-corona-mi-yasam-mi-sen-aynaya-bak/2/</link>
<pubDate>Thu, 19 Mar 2020 11:04:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>NEDEN ASKERİ HAREKATTA MİLLİYETÇİ OLUNUR.?</title>
<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;">Ülkemizde ve coğrafyamızda son yıllarda yaşanan olaylar sebebi ile ‘Milli duygular,Milli benlik tavan yapar’ hale gelmiştir.Türk Milletinin genleri ve ‘Ruhları Üniformalı’ bir millettir. Şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyoruz,Ruhları şad olsun.<br />
<br />
Coğrafyamızda ve ülkemizin güneyinde yaşanan yedi düvelin orada bulunduğu bir savaş/kaos yaşanmaktadır.Bundan ötürü ‘MİLLİ DUYGULAR’ tavan yapar hale gelmiştir. Bu hassasiyetlerimizi,değerlerimizi neden başka sorunlarda ön plana çıkarmayız ki…? Fabrikalar satılırken,Ormanlar talan edilirken neden sesimiz duyulmaz? Tepkimiz olmaz ki…<br />
<br />
Maalesef yaşadığımız ülke ve şehirde halef selef döngüsünde, yeni gelen yönetici bir öncekinin yaptıklarının üzerine tuğla koymak yerine, söküp atmayı tercih eder hale gelmişlerdir.Mesela yaşadığımız kentte, Atatürk Bulvarı yani (30 metrelik yol) olarak bilinen cadde son 20 yılda kaç defa peyzaj düzenlemesi yapıldı? Dönel kavşaklara havuz yapıldı,o söküldü sonra cadde boyuna ağaçlar dikildi, ağaçlar söküldü tel örgüler vs. Buralara harcanan paralar milli servet değil midir? Bunlara karşı çıkmak, siz ne yapıyorsunuz,kimin parasıdır bu diyerek legal yollardan tepki göstermek milli hassasiyetlerin gerekleri değil midir? Şehrimizde bu sorun bir şey mi daha neler var dediğinizi duyar gibiyim…<br />
<br />
Şehrimizde son yıllarda nüfus artışının bir sonucu olarak, sorunların başında otopark sorunu gelmektedir. Eski hastane ve Anafartalar okulunun bulunduğu yerleri park olarak kullanılmasına rağmen, şehir içindeki caddelerdeki trafik yoğunluğu ve keşmekeşi devam etmektedir. Naçizane bir çok şehirde de uygulanan cadde ve yollarda ücretli park sisteminin uygulanması bir nevi sorunun çözümüne katkı sağlayacağı kanaatindeyim. Belediye meclisinde grubu bulunan siyasi partilerden bu sorunun/sorunların çözüme kavuşması için birliktelik beklemekteyiz.<br />
<br />
Bizden sonraki gelecek nesillere  yaşanabilir  bir Karaman ve Türkiye bırakmak için gelin hep birlikte seferber olalım. Yunus Emre’nin sözleri ile son verelim bu ilk buluşmamıza…<br />
<br />
Gelin tanış olalım,<br />
İşin kolayın tutalım<br />
Sevelim sevilelim,<br />
Dünya kimseye kalmaz.</div>
]]></content:encoded>
<author>Emre Altay</author>
<link>https://www.karamanajans.com/yazarlar/emre-altay/neden-askeri-harekatta-milliyetci-olunur/1/</link>
<pubDate>Tue, 10 Mar 2020 17:20:13 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>