AK Partili ve CHP'li başkanlar aşıklar gibi atıştı

Karaman'da siyasetin ve bürokrasinin bir numaralı gündem maddesi haline gelen tartışma sosyal medyada başkanları aşıklar gibi atıştırdı.

AK Partili ve CHP'li başkanlar aşıklar gibi atıştı
Editör: Karaman Ajans
31 Mayıs 2022 - 10:15
Reklam
Reklam
Karaman'da geçtiğimiz günlerde Karaman Ajans'ın gündeme getirdiği CHP İl Başkanı Mustafa Cem Kağnıcı'nın kurum müdürlerine yönelik kanun maddesini paylaşarak 'hukuk işleyecek' paylaşımı günlerdir siyasetin ve bürokrasinin gündeminden düşmüyor. Karaman CHP İl Başkanı Mustafa Cem Kağnıcı, Merkez İlçe Başkanı Ahmet Recai Evcen ile AK Parti Karaman İl Başkanı Abidin Çağlayan ve Merkez İlçe Başkanı Mustafa Bayır sosyal medyada adeta aşıklar gibi atışıp siyaseti sosyal medyaya taşıyor.

Karaman'da geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiğimiz 'Karaman'da siyaseti ve bürokrasiyi hareketlendiren paylaşım' başlıklı haberin ardından hem AK Parti İl Başkanı Abidin Çağlayan hemde AK Parti Merkez İlçe Başkanı Mustafa Bayır CHP'li mevkidaşlarına sosyal medyadan cevap verdi. AK Partili başkanlara cevap ise CHP tarafından geçikmedi. 

ABİDİN ÇAĞLAYAN ÇÜNKÜLERLE BAŞLADI MESAJINI KAĞNICI'YA POSTALADI

CHP Karaman İl Başkanı Kağnıcı'nın payaşımına tepki gösteren Çağlayan Çünkülerle dolu bir paylaşım yaparak Kağnıcı'ya yüklendi. Başkan Çağlayan Kağnıcı'ya hitaben yaptığı paylaşımında; CHP Karaman İl Başkanı Sayın Mustafa Cem Kağnıcı’ya; Keşke…
Keşke tarihimizde kara bir 27 Mayıs yaşanmasaydı. Keşke gelecek nesillerimize demokrasiye vurulan bir darbe olarak 27 Mayıs’ı anlatmak zorunda kalmasaydık. Keşke bu kara günün kara fotoğrafları hiç olmasaydı. Keşke demokrasinin gerektirdiklerini en son 15 Temmuz’da iyice kavramış olsaydık. Keşke söz konusu ülke olunca, devlet olunca, millet olunca hepimizin bir olduğunu unutmasaydık.

Keşke söz konusu demokrasi olunca işçisi, köylüsü, esnafı, memuru, küçüğü, büyüğü, öğrencisi, müdürü, bürokratı topyekun dur diyecek ve eğilmeyecek kadar güçlü olduğunu hatırlasaydık. Keşke rahmetli Adnan Menderes’i anmak adına yapılan bir etkinliğe katılımdan, katılımcılardan şikayetçi olmak yerine gelecek nesillerimize bu durumu nasıl aktarabiliriz sorusuna cevap arasaydık. Keşke kanun maddelerinin satır satır altını çizmek yerine demokrasimize darbe vurma girişimlerini satır satır okuyup “Ben neredeyim, ne yaptım, ne yapıyorum?” sorularını sorabilecek, bir özeleştiri yapabilecek kadar pişmiş olsaydık.

Keşke insan kazanmanın, insani değerleri yeşertmenin, seçim kazanmaktan daha önemli olduğunu anlamış olsaydık. Hadi seçim kazanma olayında takılı kaldık diyelim, keşke başa geçelim de nasıl geçtiğimizin önemi yok anlayışında olmasaydık. Keşke dilimizde “darbe” diye bir kelime hiç olmasaydı, hadi oldu diyelim, bununla hiç karşılaşmasaydık.

Keşke bugün böyle bir yazıya hiç gerek kalmasaydı. Sayın Kağnıcı, tek amacımız “keşke” dememek için duyarlı vatandaşlarımızı, STK temsilcilerimizi, bürokratlarımızı kısaca hepimizi demokrasinin gerektirdikleri uğruna diri ve iri tutabilmektir. Bu uğurda da sizin yaptığınızın aksine daha tutarlı, daha bütünleştirici işler yapmaya ve bunları da en uygun üslupla anlatmaya devam edeceğiz, üstelik bunları sizin gibi televizyon başında oturarak değil bugün katılımlarına dil uzattığınız müdür ve memurlarımızın bizzat yanında olarak yapacağız. 

Birliğimize, dirliğimize lütfen içinde “suç işlemek, korku, baskı” gibi sizin literatürünüzde çok olan, geçmişinizde daha çok bulunan sözler etmeyin ve “bir” olabilmeyi siz de bir deneyin” ifadelerini kullandı.

KAĞNICI AYNI TONDA CEVABINI VERDİ

Abidin Çağlayan'ın paylaşımına aynı şekilde sosyal medyadan cevap veren CHP'li Kağnıcı; 'AKP İl Başkanı Sayın Abidin Çağlayan sosyal medyada yaptığım bir paylaşıma nedense cevap verme gereği hissetmiş  bu mecralarda karşılıklı yazışmayı pek istemediğim halde AKP politikaları gereği veya başka nedenlerle  kamuoyu karşısında tartışamayacağımız için bir zaruret oluşmuştur.
 
Sayın Çağlayan; sizin keşkelerinizle cevap vereyim. Keşke hukukçu kimliğinizi hatırlayıp  kimsenin kanunların üzerinde olamayacağını unutmasaydınız. Keşke 657 sayılı kanunu okuyup  ‘’eylemin içeriğinden bağımsız ‘’ olarak her türlü siyasi parti çalışmalarına devlet memurlarının katılmaması gereğini unutmasaydınız ve bizim de programınızın içeriği  ile ilgili bir söylemimizin olmadığını görüp bizi de davet etseydiniz seve seve gelirdik.
 
Keşke AKP iktidarında memurlarımızı bu hale düşürmeseydiniz, iktidarın değil devletin çalışanı olduklarını unutturmasaydınız. Keşke, Cumhuriyet tarihimizi iyi okuyup bu darbelerin hangi partinin iktidara yakınken yapıldığını bilseydiniz. Keşke bu ülkede darbeler hiç olmasaydı ve Başbakanlar, bakanlar ve 17 yaşında gençler hiç idam edilmeseydi.
 
Keşke CHP’nin darbelere tüm kurumsal kimliğiyle karşı olduğunu ve defalarca bunu paylaştığımızı hatırlasaydınız. Keşke 2010 referandumunda o zamanki ortaklarınızla bir olmayıp bu anayasa değişikliğini sonuçlarını bile bile getirmeseydiniz, çünkü görüldüğü üzere adalet bir gün herkese lazım oluyor. Keşke Genel Başkanınızın söylediği gibi iktidarda kalmak adına ‘’ne istediniz de vermedik ‘’ aczine düşüp ülkemizi parsel parsel satmasaydınız, sonra da çıkıp Allah affetsin demeseydiniz.
 
Keşke bu ülkede seçim kazanmak adına 7 Haziran - 1 Kasım 2015 seçimleri arasında olan olaylar hiç olmasaydı. Keşke şu dönemde emeklinin, çalışanın, çiftçinin, esnafın ve toplumun her kesiminin çektiği sorunları ve bunlara ilişkin çözüm önerilerinizi  hep beraber duysaydık. Keşke, tek adam rejimine hiç geçmeseydik, aynı zamanda günümüzde korku ve baskı kelimesinin kimin için kullanıldığını bir kerecik olsun düşünseydiniz. Sizin gündem saptırmaya ve halkımıza demokrasi havarisi gibi görünüp yanıltmaya olan çabalarınız keşke hiç olmasaydı.

Ve son olarak Karaman’lı  Yunus Emre’nin bir sözüyle bitirmek isterim; “Dirildik pınar olduk irkildik ırmak olduk. Artık denize dolduk taştık elhamdülillah. Taptuğun tapusuna kul olduk kapusuna Yunus miskin çiğ idik piştik elhamdülillah” dedi.

TARTIŞMALARA MUSTAFA BAYIR FIKRA İLE KATILDI

Siyasetin bir numaralı gündemi haline gelen tartışma konusuna AK Parti Merkez İlçe Başkanı Mustafa Bayır bir fıkra ile katıldı. Başkan Bayır; “Değerli arkadaşlar Bir gün komutan Mehmet'i çağırmış. Mehmet gel buraya emret komutanım karşıdan sana doğru bir aslan geliyor ne yaparsın? silahımı çeker vururum silahın yok diyelim o zaman ne yaparsın? elime taş alır,onu atarım farzet ki hiç taş yok o zaman ne yaparsın? ağaca çıkarım ağaçta yok başka ne yaparsın? Mehmet bu soru karşısında; komutanım, sen aslandan yanamısın yoksa benden yanamısın? Bu fıkrayı neden anlattığıma gelince; CHP il başkanı sosyal medyada bir paylaşım yapmış. 27 Mayıs darbesi demokrasi şehitleri Adnan Menderes ve yol arkadaşları resim sergisine katılan bürokratlar yargılansın demiş.Bizler,27 Mayıs darbesinde haince ve mizansen yargılamalar sonucu idam ettirdiğiniz,demokrasi şehitlerini nefesimiz tükenene dek,söylemeye ve anlatmaya devam edeceğiz! Ayrıca,CHP tarihine bir göz atarsanız,Valilerin CHP il başkanı olduğunu da görürsünüz. Duamdır.. Rabbim Başbakanı asan bir zihiyete  İktidar yüzü göstermesin!.. Amin” dedi.

AHMET RECAİ EVCEN ALTTA KALIR MI CEVAP GEÇİKMEDİ

Mustafa Bayır'ın CHP'li mevkidaşı Ahmet Recai Evcen ise Bayır'ın iddialarını çürütmek için harekete geçti. Evcen sosyal medya üzerinen Bayır'a şu şekilde cevap verdi; “Sayın İl Başkanımız, AKP'nin etkinliğine katılan üst düzey yerel bürokratın katılmasının hukuka aykırı olduğu ve devletin tarafsızlığına gölge düşürdüğüne ilişkin bir eleştiride bulunuyor, AKP'deki mevkidaşımda diyor ki, CHP'de il başkanlarını vali yaptı, ne zaman 88 sene önce, yani 27 Mayıs sergisinde anılan Celal Bayar'ın eknomi bakanı, Adnan Menderes'in CHP vekili olduğu dönemde..

Maksat polemik çıkartmak değil ama bu ahaber bilgisine açıklama yapmak gerek. Öncelikle il başkanları vali yapılmadı, valiler il başkanı yapıldı. Nedeni ise tek parti yönetimi nedeniyle parti genel sekreti Recep Peker'in valilere baskı yaptığına ilişkin şikayetlerin gelmesi nedeniyle Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından dönemin iç işleri bakanı parti genel sekreteri yapılıyor, valilerde il başkanı yapılıyor. Valileri il başkanlarına ezdirmemek ve partinin bürokrasiye tahakküm etmesini önlemek için yapılan bir yöntem olarak düşünülmüş. Tarih kiraplarını irdelerseniz Tek Parti'nin o dönem tüm Türk Halkını kapsadığını bilebilirsiniz.

Bu olay ahaber, akit gibi Atatürk düşmanı kanalarda neden ısıtılıp ısıtılıp önümüze konur. Çünkü Bu miletteki Atatürk sevgisini eksiltemediler bu nedenle yan yoldan dolaşarak CHP üzerinden Atatürk antidemokrat algısı vermek istemekteler. Ülkeye demokrasiyi getirmiş bir Lideri karalama peşindeler, karaladıkça Türk Halkı tarafından daha çok sevildiğinin farkında değiller. Son olarak kurum müdürlerinin siyasi parti etkinliklerine katılması, devletin tarafsızlık ilkesine aykırı olup, devletin tarafsızlığına ilişkin olan güveni azaltmaktadır. Millet İttifakı iktidarı geldiğinde en çok bürokratlar sevinecektir. Çünkü biz iktidar olduğunuzda sadakate göre değil liyakate göre bürokrasi belirlenecek devletin memuru iktidar partisinin etkinliğine katılma zorunluluğunu hissetmeyecektir. Korkunun baskının olmadığı bir devlet anlayışı ile Türkiye Rahat Bir Nefes Alacaktır” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum